BİR SEYAHAT GÜNLÜĞÜ

BİR SEYAHAT GÜNLÜĞÜ
03.04.2025
A+
A-

MELİKE TİMUR/GEZİ YAZISI

Nişanlımın memleketi oluşu dolayısıyla yaptığım kısa Adana seyahati, beklentilerimin çok ötesinde bir deneyim oldu. Adana’ya doğru çıktığım yolda beni nelerin beklediği hakkında hiçbir fikrim yoktu. İç Anadolu’nun bozkırlarından geçerek güneye doğru ilerlerken, karşıma çıkan ilk sürpriz Tuz Gölü oldu.

TUZ GÖLÜ’NÜN BÜYÜSÜ

Göz alabildiğine uzanan beyaz bir düzlük… Tuz Gölü’nün eşsiz manzarası beni adeta büyüledi. Gölün üzerindeki tuz tabakası, güneşin altında parıldayarak göz kamaştırıcı bir görüntü oluşturuyordu. Bu doğa harikasının ortasında yürümek, o tuzun verdiği yumuşaklık tarif edilemezdi. Öylesine güzel ki sanki başka bir gezegende seyahat ediyormuşum hissi verdi.

         

LEZZETLİ BİR MOLA

Tuz Gölü’nün ardından yolculuğumuza devam ederken, Aksaray’da meşhur tandır kebabının tadına bakmadan geçemedim. Ardından, Niğde’nin elma bahçeleri ve Toros Dağları’nın muhteşem manzarası eşliğinde Adana’ya doğru ilerledim.

ADANA’YA VARIŞ

Adana’ya vardığımda, şehrin sıcak ve samimi atmosferi beni hemen etkisi altına aldı. (Şansıma hava çok da sıcak değildi) Adana’yı benim için unutulmaz kılan en önemli şeylerden biri de sıcakkanlı insanları oldu. Her adımda karşılaştığım güler yüzlü insanlar, misafirperverlikleriyle beni adeta evimde hissettirdi. Onlarla yaptığım keyifli sohbetler, Adana’nın sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu anlamamı sağladı.

               

LEZZET ŞÖLENİ

Adana, kuşkusuz bir lezzet cenneti. Tadına baktığım Adana kebabı kelimenin tam anlamıyla bir şölendi. “Biz kebabın tadını bilmiyormuşuz” dedirtti. Yanında sunulan taptaze salatalar ve mezeler, bu lezzeti adeta taçlandırdı. Akşamüstü ise bici bici tatlısının serinletici lezzetiyle günün yorgunluğunu attım.

         

TARİHİ VE KÜLTÜREL ZENGİNLİKLER

Adana, sadece lezzetleriyle değil, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de büyüleyici bir şehir. Taş Köprü’nün tarihi dokusu, Sabancı Merkez Camii’nin ihtişamı ve Adana Arkeoloji Müzesi’ndeki tarihi eserler, beni adeta bir zaman yolculuğuna çıkardı. Seyhan Nehri kıyısında yaptığım keyifli yürüyüşler ise şehrin güzelliklerini doyasıya yaşamamı sağladı.

       

UNUTULMAZ ANILARLA DÖNÜŞ

Adana’dan ayrılırken içimde hem bir hüzün hem de tarifsiz bir mutluluk vardı. Bu şehir, bana sadece lezzetli yemekler ve tarihi güzellikler sunmakla kalmadı, aynı zamanda sıcakkanlı insanlarıyla da kalbimi kazandı. Adana’ya en kısa zamanda tekrar gelmek için şimdiden sabırsızlanıyorum.

Son olarak Adana’ya gidecek olanlara birkaç öneri de bulunmak isterim;

* Sabahın erken saatlerinde ciğer kebabı yemeden dönmeyin.

* Akşam yemeğinizi Adana kebabı yiyerek taçlandırın.

* Taş Köprü ve Sabancı Merkez Camii’ni mutlaka ziyaret edin.

* Seyhan Nehri kıyısında keyifli bir yürüyüş yapın.

* Adana Arkeoloji Müzesi’ni gezerek şehrin tarihi hakkında bilgi edinin.

* Bici bici tatlısının tadına bakmayı unutmayın.

* Sıcakkanlı Adanalılarla sohbet ederek şehrin ruhunu hissedin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.